Ferhat Kule & Partners – İstanbul’da Tam Hizmet Hukuk Bürosu
Ferhat Kule & Partners, İstanbul, Türkiye merkezli seçkin bir tam hizmet hukuk firmasıdır. Hem bireylere hem de şirketlere kapsamlı hukuki hizmetler sunarak derin hukuki uzmanlığı çözüm odaklı ve müvekkil merkezli bir yaklaşımla birleştiriyoruz. Firmamız dava, tahkim ve alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmalarında temsil sağlarken, aynı zamanda hukuki uyuşmazlıkların ortaya çıkmasını önlemeye yönelik danışmanlık hizmetleri de sunmaktadır.
Çeşitli müvekkil portföyümüzün özel ihtiyaçlarına uygun pratik, stratejik ve yenilikçi hukuki çözümler sunmaktan gurur duyuyoruz. Çok uluslu şirketlerden yatırımcılara, girişimcilerden özel kişilere kadar geniş bir sektör ve hukuk alanında müvekkillerimize hizmet veriyoruz.
Temel Uygulama Alanlarımız
Kurumsal ve Ticaret Hukuku
Şirket kuruluşu, yönetişim, birleşme ve devralmalar, hissedar sözleşmeleri, ortak girişimler, dağıtım ve bayilik sözleşmeleri, durum tespiti, kurumsal yeniden yapılanma, Türk Ticaret Kanunu’na uyum ve uluslararası ticari işlemler.
BT ve Teknoloji Hukuku
Veri koruma (KVKK ve GDPR), siber güvenlik, e-ticaret düzenlemeleri, yazılım lisanslaması, bulut hizmet sözleşmeleri, blokzincir, finans teknolojileri (fintech), kripto varlıklar ve teknoloji ile çevrimiçi platformlara ilişkin ihtilaflar.
Aile ve Boşanma Hukuku
Boşanma işlemleri, çocuk velayeti, nafaka, mal paylaşımı, evlilik öncesi ve sonrası sözleşmeleri, yabancı boşanma hükümlerinin tanınması ve tenfizi ile aile içi şiddet koruma tedbirleri.
Ceza Hukuku ve Beyaz Yakalı Suçlar
Ceza soruşturmalarında ve davalarında temsil, mali suçlar, dolandırıcılık, zimmet, vergi kaçakçılığı, kara para aklama, siber suçlar ve uluslararası iade talepleri.
Gayrimenkul ve İnşaat Hukuku
Gayrimenkul edinimleri, kira sözleşmeleri, tapu kayıtları, inşaat sözleşmeleri, kat mülkiyeti hukuku, imar ve şehir planlama uyuşmazlıkları, kamulaştırma, ortak girişim projeleri ve Türkiye’de yabancı mülkiyeti.
Banka, Finans ve Sermaye Piyasaları
Mali düzenlemeler, kredi sözleşmeleri, proje finansmanı, yatırım yapıları, BDDK ve SPK düzenlemelerine uyum, sermaye piyasası hukuku ve sınır ötesi finansman işlemleri.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
İş sözleşmeleri, işyeri uyuşmazlıkları, haksız fesih iddiaları, toplu pazarlık, sosyal güvenlik yükümlülükleri, yabancılar için çalışma izinleri ve iş sağlığı ve güvenliği düzenlemeleri.
İdari ve Vergi Hukuku
İdari mercilere karşı davalar, iptal davaları, vergi uyuşmazlıkları, gümrük hukuku ve vergi mahkemelerinde temsil.
Fikri Mülkiyet Hukuku
Markalar, patentler, telif hakları, endüstriyel tasarımlar, lisans sözleşmeleri, Fikri Mülkiyet haklarının uygulanması, alan adı ihtilafları ve haksız rekabetin önlenmesi.
Denizcilik ve Ulaştırma Hukuku
Gemi finansmanı, gemi tescili, deniz alacakları ve ipotekleri, charter parti uyuşmazlıkları, yük talepleri, çarpışma sorumluluğu, sigorta talepleri ve liman düzenlemeleri.
Enerji ve Çevre Hukuku
Yenilenebilir enerji yatırımları, lisanslama süreçleri, düzenleyici uyum, çevresel etki değerlendirmeleri, karbon kredileri ve sınır ötesi enerji projeleri.
Uluslararası Tahkim ve Uyuşmazlık Çözümü
ICC, LCIA, ISTAC ve diğer tahkim merkezlerinde temsil, tahkim kararlarının tanınması ve tenfizi ile karmaşık ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk.
Göç ve Vatandaşlık Hukuku
İkamet izinleri, çalışma izinleri, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı programları, çifte vatandaşlık, sınır dışı edilme savunması, iltica başvuruları ve aile birleşimi prosedürleri.
Sigorta ve Tazminat Hukuku
Poliçe uyuşmazlıkları, reasürans konuları, sorumluluk iddiaları, kaza tazminatları, mesleki sorumluluk ve deniz/ havacılık sigortası uyuşmazlıkları.
Miras ve Veraset Hukuku
Vasiyetnameler, miras planlaması, miras uyuşmazlıkları, yabancı vasiyetnamelerin tanınması, miras paylarının paylaşımı ve mirasçılara varlık devri.
Ferhat Kule & Partners’ı Neden Seçmelisiniz?
Multidisipliner Uzmanlık: Avukat ekibimiz hemen her hukuk alanını kapsayarak müvekkillerin tek çatı altında eksiksiz hizmet almasını sağlar.
Uluslararası Perspektif: Yabancı yatırımcılar, şirketler ve bireylerin Türk hukuku içinde yön bulmalarına yardımcı olurken sınır ötesi hukuki çözümler de sunuyoruz.
Müvekkil Odaklı Hizmet: Pratik sonuçlar, net iletişim ve özel stratejiler geliştiriyoruz.
Etik ve Dürüstlük: Ele aldığımız her hususta en yüksek mesleki ve etik standartları koruyoruz.
Ferhat Kule & Partners, sadece bir hukuk firması değil—Türkiye’de ve yurtdışında güvenilir hukuki destek arayan bireyler, girişimciler ve şirketler için güvenilir bir ortaktır.
Kule Hukuk Bürosu Hakkında
2010 yılında kuruldu
Ekibinde 10 kişi
Telefonu göster Web sitesiUzmanlık alanları
Konuşulan diller
Uzmanlık alanları
İflas ve Borç
İflas, Türkiye’de gönüllü işletme tasfiyesi veya alacak takibinde sık kullanılan bir yöntem değildir. Bunun nedeni, alacaklılar için uygun bir ortamın bulunmaması, kamu alacaklarına verilen öncelikler ve iflası ilân edenler için hukuki ve cezai yaptırımların yüksek riskidir.
Ofisimiz, Türkiye’de nadiren uygulanan iflas hukuku alanında hizmet vermenin yanı sıra, yapılandırma ve sulh işlemlerini bir arada içeren ve uygulamada daha yaygın olan yeni bir sistem olan “iflas erteleme” konusunda da hizmet sunmaktadır.
Avukatlarımız, şirketlere borçlarının yapılandırılması, finansman ve iş modelleriyle ilgili hizmetler sağlamakta; ayrıca alacaklıların haksız iflas erteleme süreçlerine karşı hukuki yolları kullanmaları konusunda temsil ve danışmanlık hizmetleri vermektedir.
İstihdam ve İşçi İlişkileri
İş Hukuku alanının temelini oluşturan işçilerin korunması ilkesi, bu konuda düzenlemelerin ayrı bir kanunla yapılmasını zorunlu kılmıştır. Ülkemizde İş Kanunu adında özel bir kanun bulunmaktadır. Bu kanunda; iş ilişkilerinin tanımları, işçilerin hakları, çalışma koşulları ve sendikalar gibi hususlar düzenlenmiştir. Düzenlenen işçi haklarının asgari şartlar olduğu belirtilmelidir. İşveren daha fazlasını koyabilir, ancak daha azını koyamaz. Ayrıca iş hukuku işçiyi koruma fikriyle ortaya çıkan bir hukuk dalı olmasına rağmen, bu kanun aynı zamanda işveren aleyhine haksız durumların ortaya çıkmasını engellemeye çalışmıştır.
Fikri Mülkiyet
Fikri Mülkiyet Hukuku ile ilgili en önemli noktalardan biri, bu alandaki hakların hukuki korumasının toprak bütünlüğü ilkesine bağlı olmasıdır. Fikri mülkiyet konusu olan haklar, koruma talep edilen ülkenin mevzuatı çerçevesinde korunur veya bu konuda herhangi bir düzenleme yoksa korunmazlar. Bu tamamen o ülkenin koyduğu kurallara bağlıdır. Türkiye’de tanınmış bir fikri mülkiyet hakkı başka bir ülkede tanınmayabilir ve dolayısıyla korunamayabilir. Veya bu hakkın korunmasıyla ilgili şartlar değişebilir. Ancak bu noktada uluslararası anlaşmaların rolünden bahsetmek gerekir. Bazı uluslararası anlaşmalarla fikri mülkiyet hakları taraf devletlerce ortak kurallara tabi tutulmaktadır. Bu durum, toprak bütünlüğüne dayalı korumanın neden olduğu farklılıkları en aza indirmek anlamına gelir. Ülkemizin taraf olduğu anlaşmaların varlığıyla, bu anlaşmalara taraf olan devletlerin vatandaşları ülkemizde koruma alabilir ve ülkemizin vatandaşları da yabancı ülkelerde bu korumadan yararlanabilir. Fikri Mülkiyet Hukukunda uluslararası anlaşmalara ilişkin bir diğer durum ise bu hukuk alanında uluslararası anlaşmaların daha ön planda olmasıdır. Buna göre, uluslararası anlaşmada hakkın kapsamı yerel mevzuata göre daha geniş tanımlanmışsa, yerel koruma uluslararası anlaşma hükmü kapsamında sağlanır.
Gayrimenkul
Emlakın en önemli özelliklerinden biri finansal değerinin diğer taşınır ve taşınmaz kıymetlere göre daha yüksek olmasıdır. Bu nedenle, bu varlıkların korunması veya bunlarla ilgili hukuki işlemlerin tesis edilmesi sağlam temellere dayanmalıdır. Kanun koyucu, kişinin taşınmaz mallarıyla ilgili tasarruflarında kararın dikkatli ve ani olmayan bir biçimde, gerekçeli olarak alınmasını sağlamak amacıyla, bu mallar üzerinde hak tesisini taşınabilir mallara göre daha zor ve karmaşık hale getirmiştir. Çünkü taşınmazlar yüksek finansal değere sahip varlıklar olduğundan, doğabilecek zararın diğer konulara kıyasla daha yüksek olması veya mali olarak telafi edilemeyen zararların ortaya çıkması söz konusu olabilir. Ayrıca, bir yapı inşa etmek gibi yeni bir taşınmazın oluşturulması, çevresel etkenler gibi çeşitli hususların dikkate alınmasını gerektiren maliyetli bir konu olduğundan hukuken belirli koşulların sağlanması zorunludur. Bu doğrultuda belirlenen kurallar en ince ayrıntısına kadar dikkatle öğrenilmelidir. İşte burada bir Gayrimenkul Hukuku uzmanı avukat devreye girer. Mesleği, taşınmazın korunması, devri veya yeniden inşası hususunda titiz ve ayrıntılı şartların yerine getirilmesine ilişkin yönlendirme sağlamaktır.
İş
Ticari faaliyetlerin gerçek veya tüzel kişiler açısından büyük önem taşıması, bu kapsamda yaşanabilecek zararların büyük ve geri döndürülemez olması sonucunu doğurabilir. Bu nedenle ticari alandaki hukuki danışmanlık belki de diğer alanlardan daha yüksek önceliğe sahip olmalıdır. Bu danışmanlık sayesinde ticarete ilişkin hukuki kuralların bilgisine erişmek ve bu kurallar çerçevesinde hareket etmek, ticari faaliyetin kesintiye uğramasını veya herhangi bir zararı önleyebilir ya da ticari faaliyet açısından yaşanan kayıpları azami ölçüde ortadan kaldırabilir. Kısacası bu konudaki hukuki danışmanlık, ticari faaliyetlerin en uygun koşullarda yürütülmesine yardımcı olur.
Ceza Savunması
Ceza Hukuku, hukuki sistem içerisinde suç teşkil eden fiillerin ve bunlara uygulanacak yaptırımların temelini oluşturan hukuk dalı olarak adlandırılır. Dar anlamda Ceza Hukuku yalnızca suçlar ve bunlara uygulanacak yaptırımlarla ilgilenirken, geniş anlamda Ceza Hukuku; ceza usulü ve infazı ile birlikte bu unsurları da kapsar.
Ceza Hukuku, insanların birbirlerine ihtiyaç duyduğu ve topluluklar oluşturduğu antik çağlarda ortaya çıkmıştır. Bu dönemlerde, topluluğa zarar veren davranışları liderin keyfi olarak uyguladığı yaptırımlarla cezalandırma pratiği bulunurken, devletlerin ortaya çıkmasıyla birlikte cezalandırma yetkisi devleti üstlenen otoriteye geçmiştir. Roma Hukuku’nda suçların ve cezaların belirlenmesi fikrinin kodifikasyon hareketleriyle ortaya çıkmasının bir sonucu olarak, bu konuda felsefi düşüncelerin etkisiyle kodifikasyon hareketleri gerçekleşmiş ve Ceza Hukuku’na ilişkin en güncel fikirler şekillenmeye başlamıştır. Buna göre, bu alandaki tarihi gelişmeler kapsamında, bireye ve mevcut duruma göre değişen uygulamalardan nesnel, genel ve soyut kurallara doğru bir eğilim ortaya çıkmıştır.
Kurumsal ve Ticari
Aile
Şüphesiz, bir toplumun yapısını ve kitlevi düşünce ya da davranış biçimini belirleyen dinamikler, toplumu oluşturan ailelerde gerçekleşir (veya bu ailelere aktarılır) ve tüm topluma yayılır. Bu nedenle çok bileşenli bir organizma olarak tanımlayabileceğimiz toplumun temel birimi, en küçük birimidir. Hukuk kurallarının sosyal yaşamı düzenlediği dikkate alındığında, hukukun toplumun en küçük birimine ilişkin kurallara verdiği önemin yüksek olması doğaldır. Bu noktada belirlenen kurallar sadece topluma değil, aynı zamanda aileyi oluşturan bireylere zarar gelmesini engellemek amacıyla oluşturulmuştur. Sağlıklı bir aile hayatının, aileyi ve toplumu oluşturan bireyler bakımından faydaları açık olmakla birlikte, aile birliği sürdürülemiyorsa aileyi ve toplumu oluşturan bireylerin herhangi bir zarara uğramasının önlenmesi de önemlidir. Bu nedenle, Boşanma ve Aile Hukuku ile ilgili bir uyuşmazlık söz konusu olduğunda, söz konusu uyuşmazlığı tüm taraflar için en adil ve sağlıklı şekilde çözebilmek amacıyla bu alanda uzman bir aile ve boşanma avukatından görüş almak gereklidir.
Medya, Teknoloji ve Telekomünikasyon
Teknolojinin ulaştığı nokta ile birlikte internet artık kendi başına alternatif bir gerçeklik haline gelmiştir. Sonuç olarak, bu gerçekliğin bazı kurallara tabi tutulması ihtiyacı doğmuş ve biz de bilişim hukuku dediğimiz alan ortaya çıkmıştır.
İnsanların fiziksel olarak var olduğu dünyada oluşturulan hukuki kuralların sanal dünyaya uyarlanması gerekmiştir. Çünkü bu sanal gerçekliğin altında yatan unsur insandır. Sanal dünyada fiziksel olarak yapabildiklerimizin bir kısmını yapabiliyor olmamız, burada oluşan boşluğun doldurulması gerekliliğini beraberinde getirmiştir. Bu anlamda, hukukun en önemli ve tek amacı olan adaletin, sanal dünyada yürütülen faaliyetler açısından da sağlanmasının hedeflenmesi, bilişim hukuku çatısı altında inşa edilmeye çalışılmıştır.
Sanal dünyada gerçekleştirilebilecek faaliyetlerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Öyle ki bu faaliyetlerin çeşitlilik potansiyelinin henüz insan zihni tarafından tam olarak kavranamadığı söylenebilir. Bu nedenle ortaya çıkan her yeni durumla birlikte hukukun da bu duruma uyum sağlaması gerekmektedir. Bahsettiğimiz faaliyetlerin çeşitlenme süreci gittikçe kısalmaktadır. Ancak hukukun uyumunun buna bağlı olduğunu düşünürsek, bilişim hukukunun diğer alanlara kıyasla daha dinamik bir alan olduğunu ve kısa sürede ortaya çıkan yeni durumların sonuçlarını içerdiğini görebiliriz.